arama

İnsan Biyolojisi Ne Kadar Müdahale Edilebilir?

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Esat Akgül Esat Akgül
  • (No Ratings Yet)

Biz insanlar olarak belli fiziksel sınırlara sahibiz. Örneğin belli sıcaklığın üstünde yaşayamayız. Aynı şey belli sıcaklıkların altı için de geçerli. Veya belli sesleri işitebilir, belli mesafeleri net görebiliriz. Bunlar genel olarak insan vücudunun biyolojik sınırlarıdır. Peki bilimin gelişmesi ile birlikte bu sınırlar ortadan kaldırılabilir mi?

İnsan Vücudunu İstediğimiz Gibi Şekillendirmek

Başlığı okuduğumuzda hepimiz bunun imkansız olduğunu düşünebiliriz. Sonuçta insan vücudu belli bir seviyeye kadar gelişebilir. Yaptığınız sporlar, beslenme şekliniz, kas gelişiminiz bir miktar sınırları etkileyebilir. Fakat tam anlamıyla ortadan kaldıramayız. Örneğin spor yaparak daha hızlı koşabiliriz. Fakat yorulduğumuz zaman dinlenmek zorundayız. Veya kas gelişimi ile güç doğru orantılı olabilir. Yine de kaslar yorulduğu zaman toparlanması gerekir. Bütün bu bahsettiğim sınırlar insan olmanın gerekleridir. Peki laboratuvar ortamında bu sınırlar üzerinde ne çeşit değişiklikler yapılabilir?

İnsan beynini geliştirmek konusunda oldukça önemli çalışmalar yürütülüyor. Fakat aynı şey vücudumuz için geçerli değil.

Örnekler İle Sınırları Aşmak

Tarihten ufak bir örnek verecek olursak, 2.Dünya Savaşı sırasında Hitler “Süper Asker” olarak tabir edeceğimiz birkaç proje gerçekleştirmiştir. Askerlere enjekte edilen bazı ilaçlar sayesinde daha dayanıklı, daha uzun mesafe yürüyebilen ve yorulmayan askerler olduğu anlatılıyor. Fakat sonuç olarak vücudumuz buna ayak uyduramaz. Yine de yapılan araştırmalar ile insan genleri üzerinde çeşitli değişiklikler yapılabiliyor. Hemen herkesin çizgi romanlarını okuduğu veya filmlerini izlediği Marvel karakteri olan “Captain America”‘da bu konuda ütopik bir örnek olabilir. Her zaman bu duruma bilim ile paralel geliştiği takdirde imkansız değildir gözüyle bakmışımdır.

Biraz da Ütopik Düşünelim

Bilim adamlarının başardığını hayal edin. İnsan vücudunda büyük oranda kontrol sahibi olunduğunu. Bu insanların daha güçlü, dayanıklı, daha hızlı koşan, daha uzağı gören insanlar olduğunu hayal edin. Gelecekte karşılaşabileceğimiz bu manzara bizi heyecanlandırsa da bir miktar doğaya meydan okumadır. Ne kadar bilimin ürünü olacak olsa da en doğru kararımızı gözlem ile vereceğimizi düşünüyorum. Halihazırda bu konuda çeşitli biyolojik çalışmalar olsa da henüz fazla ilerleme kaydedilmiş değil. Önümüzdeki yıllarda bu konuda oldukça önemli çalışmalar görebiliriz.